AnasayfaKapı*GaleriTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
YazarMesaj
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Ptsi Haz. 17, 2013 9:08 am

seymaalan demiş ki:
Mrs.Butler huysuzlanıp duruyordu. Aslında haklıydı. Artık yeni bir eve taşınma zamanı gelmişti. Mr. Butler yarın işten çıkar çıkmaz yeni bir ev bakacağına dair söz verdi ve evden çıktı. İş çıkışı arabasıyla ev ararken bir anda kendini son derece huzurlu bir mahallede buldu. Mahallede konut olarak sadece köşkler vardı ve mahallenin diğer ucundaki köşk satılıktı! Tam aradığım fırsat diye düşündü ve satılık yazısının altındaki numarayı çevirdi. Ev sahibi hemen geleceğini söyleyip telefonu kapattı. Mr.Butler ev sahibi gelene kadar etrafa göz gezdirdi. Küçük bir kasabaydı sanki burası, her taraf yemyeşildi. Son derece kısa bir bekleyişten sonra ev sahibi geldi. Evi gezdiler. Son derece konforlu bir evdi. Mr.Butler ev sahibine fiyatı sorduğunda, ev sahibi böyle güzel bir köşke göre oldukça ucuz bir fiyat istedi.
"Neden bu kadar az bir fiyat istiyorsunuz?" dedi Mr.Butler 
Ev sahibi yutkundu ve:
"Bu eve giren kiracılarım ya da sattıklarım, bu evde bir ruh , hemde intikamcı bir ruhun , dolaştığını söyleyip evi boşalttı. Öyle ki en son müşterim bir kiracıydı ve eşyalarını bırakıp kaçtı."
"Aah, inanmam ben böyle şeylere. Son derece saçma! Ruhmuş, intikamcıymış, mış, mış..." diyerek dalga geçti. Ev sahibi karşısındaki adama şaşırarak baktı. Bu onun için büyük bir minnetti. 
"O zaman anlaştık" diyerek sırıttı ve elini sıktı. Mr.Butler böyle güzel bir köşkü uydurma hikayeler yüzünden ucuza alması kendisi için paha biçilmezdi. 
Tam evden çıkıyordu ki ev sahibinin sesini duydu:
"Mr.Butler size söylemem gereken bir şey daha var." Adamın sesindeki burukluğu Mr.Butler fark etmişti.
"Yine şu saçma sapan hikayelerdense unut gitsin!" dedi ve evden çıktı. Demek ki yine uydurma bir hikayeydi. 
Eve geldiğinde müjdeyi verdi. Tabi o öyküleri anlatmadı. Çünkü: Kendisi ne kadar inanmıyorsa, oğlu o kadar inanıyordu.
Aradan 1 ay sonra eve taşındılar. Mr.Butler bu iş için 5 işçi tutmuştu. İşçiler eşyaları taşırken duvarın kenarına oturdu ve mis gibi havanın keyfini çıkardı. Oğlu ve eşi de evi geziyordu. O sırada evlerine doğru yaklaşmakta olan bir kadın gördü. Kendinden geçmiş bir kadın. Eski püskü elbisesinin orası burası yırtılmıştı. Simsiyah saçları neredeyse 1 aydır taranmıyor olmalıydı. Ağır adımlarla yaklaştı ve kesik kesik konuşmaya başladı.
"Buraya...taşınmamalısınız...Burası...eskiden beri...lanetli."
Mr.Butler uzun bir "of" çekti. Ne zaman kurtulacaktı böyle şeylerden? O sırada kadının arkasından bir çocuk geldi. Önce oğlu olduğunu düşündü ama böyle bakımsız bir kadının böyle bakımlı bir oğlu olamazdı.
"Dinleyin onu! Onun psişik özelliği var! Geleceği görebiliyor." O sırada köşkten oğlu çıkageldi. Lanet olsun! O şu anda en son isteyeceği şeydi. Kadının arkasından gelen çocuk bir kağıt çıkardı.
"Bayım, eviniz lanetli ! Bir ruh tarafından. Geçmişten beri oraya gelen herkesten intikam alıyor. Çünkü: Zamanında buraya taşınanlar ona çok kötü davranmış. Denilene göre evinizin altında o ruhun mezarı var. O mezarı yakıp öldürebilirsiniz o ruhu ancak. Ayrıca bayım, yarın ayın 27 si. Her ayın 27 sinde mahallemize bir vampir gelir ve denilene göre sizin evinizdeki ruhla birleşir..."
"YETER!" Mr.Butler sesini son derece yükseltmişti. Oğlunun yüzündeki dehşet ifadesini görebiliyordu. Derhal onu içeri gönderdi. Karşısında duran çocuğa baktı ve:
"Bana bak çocuk! Biz böyle şeylere inanmıyoruz. Bizim zamanımızı çalma ve aklımızla oynamaya çalışma! Bize bir şey olursa o zaman gel! Şimdi DEFOL!" Çocuk başını eğdi ve son derece kısık bir sesle:
"Ben sadece sizi uyarmaya çalışıyordum" dedi ve gitti. Adam lanet okuyarak eve girdi.
Ertesi gün kahvaltıda yine çocuğunun o dehşet verici yüz ifadesini gördü. O gün evdeydi, işten izin almıştı. Oğluna birlikte bodruma inmeyi teklif etti, "Böylece biraz tamir işlerinden anlarsın, ha?" dedi. Oğlu kafa sallayarak kabul etti. Kahvaltıdan sonra birlikten aşağı indiler. İçerisi zifir karanlıktı. Eski bir tavan lambası buldular. Hani şu iple çekilenlerden. Çocuk ipi çekti ve karşısında çıkan görüntüden dolayı gözleri kocaman oldu. Hemen, boruları tamir etmekte olan babasını çağırdı. Çocuk bir masa görmüştü. Üzerinde bir yığın kağıt,kitap ve eski bir mürekkep kutusu vardı. Hepside küflenmeye yüz tutmuştu. Neredeyse yarım yüzyıllık gibiydiler. Mr.Butler el fenerini masanın üstene doğru tuttu. Masanın üstündeki bütün kitaplar, kağıtlar vampirler ve ruhlarla ilgiliydi. Gözleri korkuyla açıldı çocuğun. Mr.Butler'ın siniri tavan yapmıştı. Bütün bu zırvalıklara inanan çocuğu şimdi bunlarla kafasını bozacaktı. Cebinden çakmağı çıkardı. Tam yakacaktı ki çocuğunun sesini duydu:
"Baba lütfen yapma. Belki...işimize yarayabilir." Babası yavaşça çakmağı geri çekti. Çocuk masanın üstündekileri kucakladığı gibi koşarak bodrumdan çıktı. Bu kadarda şey fazlaydı. Sinirle çakmağı yere attı ve yukarı çıktı. Oğlunu bir türlü odadan çıkaramadılar. Bütün o zımbırtılarla uğraşması hiçte iyi değildi. Akşama doğru büyük bir fırtına koptu. Bütün köşklerin kepenkleri sıkı sıkı kapatılmıştı. Demek ki herkes inanıyordu bunlara. Mr.Butler koşarak oğlunun odasına gitti. Uzun bir uğraşın sonunda içeri girebildi. Çocuk babasının konuşmasına fırsat vermeden:
"Hepiniz bunlara inanmak zorundasınız! Bunlar gerçek! Bugün ailemizden biri ölebilir. Baba, o mezarı bulup yakmamız lazım ve birde o vampiri öldürmemiz." Mr.Butler çocuğu için oyun oynamaya hazırdı, her ne kadar halâ bunlara inanmasa da.... Birlikte tekrar bodruma indiler. Çocuğu resmen ruh uzmanı olmuştu. Bundan hiç hoşlanmadı Mr.Butler, ama çocuğuna yardım etti. O sırada karısının çığlığı duyuldu yukarıda. Mr.Butler çocuğunu unutup son hız bodrumdan çıktı. Karısı mutfakta kan içinde duvarın dibinde yatıyordu. Mr.Butler ne yapacağını şaşırdı. İnanmalı mıydı bunlara? Ama karısını kan içinde gördükçe kendisi de fenalaşıyordu. Bildiği ilk yardımları uyguladı. Kalbi hala atıyordu ama bir türlü uyandıramıyordu karısını. O sırada çocuğu çıktı. 
"Sakın buraya bakma!" diye haykırdı babası. Çocuk arkasını döndü ve:
"Annemi de al gel bu evden hemen çıkmamız gerek! Aşağının tamamını ateşe verdim. Gerekli olacak her şeyimiz sırtımdaki çantada. Çabuk!"
Mr.Butler karısını kucakladığı gibi köşkten dışarı çıktılar. Kendisi de kana bulanmıştı. Karısını bu hala getiren o şey miydi? Yani mezarını yakmaya çalıştıkları? Ev hızlı bir şekilde alev aldı. Ama bir sorunları daha vardı. Vampir! . Çocuk acıklı gözlerle annesine baktı ve " İntikamını bizden mi aldın ha? Ama yok olacaksın artık." diyerek kendi kendine konuşmaya başladı. O sırada yine o kadın göründü kendilerini uyaran kadın! Elinde mızrak vardı. 
"Bunu al yavrum. Bu vampiri anca sen öldürebilirsin. Az sonra ortaya çıkar" dedi ve oğluna doğru mızrağı uzattı. Oğlu mızrağı iyice kavradı. Teşekkür etmek için arkasını döndüğünde kadın ortalıkta yoktu. 
"Öldüreceğimize kaçsak ya?" dedi babası acıklı bir sesle.
"Olmaz! Son derece hızlılardır. Bizi çok kolay yakalar."
Herkes evlerinde olduğu için belki vampiri bulmak kolay olacaktı. Bir anda arkada bir gümbürtü duyuldu. Çocuk hızla arkasını döndü. İşte oradaydı. Gözlerinin ikisi de farklı renkteydi. Dişlerinden ikisi uzundu. Aynı kitapta anlatılan gibiydi. Çocuk 1 saniye tereddüt etmeden mızrağı vampirin kalbine doğru fırlattı. Tam hedefe! Acıyla inledi. Mr.Butler etrafına baktı. Kucağında bir ruh tarafından yaralanmış karısı, karşısında bir ruh için yanmakta olan evi ve arkasında oğlunun mızrakla öldürdüğü bir vampir bunlara inanmaması için kör olması gerekirdi artık.

Hiç iyi değilim bu konularda, sonlara doğru iyice saçmaladım :utan: Düşük notumu bekliyorum.



oha çok iyi olmus 
bir solukta okudum 
vampirle birleşen ruh a iyiydi .
vay ya
10 söze gerek yok 


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Hazel
Yönetici
Yönetici
avatar

İsim : Bensu
Mesaj Sayısı : 4680
Yaş : 18
Nerden : Holmes Chapel
Kayıt tarihi : 14/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
4000/5000  (4000/5000)
Rep Seviyesi:
3000/5000  (3000/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Ptsi Haz. 17, 2013 9:16 am

Naz ben siteye giremicem 10 gün sonra abi at beni dersten


Hey Angel,
tell me do you ever try to come
to the other side?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Ptsi Haz. 17, 2013 9:44 am

Dördüncü odevle seymaalan : 36

ilk üç ödevle 
Grenade: 27
Endless .26
StylesFan . 27

puanda 

diğer üçünden de ödevleri bekliyorum 
çekişme var öptüm


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
eowyn.
Moderatör
Moderatör
avatar

İsim : duygu
Mesaj Sayısı : 2989
Yaş : 19
Nerden : SEOUL
Kayıt tarihi : 10/02/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
2050/5000  (2050/5000)
Rep Seviyesi:
2500/5000  (2500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Ptsi Haz. 17, 2013 11:07 am

Ödev 2
Annesinden iznini koparıp sonunda kendisini dışarıya, doğanın güzelliklerinin kollarına atabilmişti minik kız. Arkadaşı ve annesiyle beraber evlerinin hemen yanındaki, şirin ve zararsız ormanda piknik yapmaya gelmişlerdi hasır sepetlerinin içini donatıp. Baharın geldiği her yerden belli oluyordu. Mor ve beyaz karışık, güzel kokulu çiçeklerden, etrafa hoş ve ferah kokular salan fesleğenlerden, küçük kuşların coşkulu cıvıltılarından çok rahat anlayabilirdiniz burada baharın geldiğini. Minik kız ve arkadaşı, her pikniğe geldikleri zaman yaptıkları gibi ilk önce yanlarında getirdikleri, bol resimli hikaye kitaplarını ellerine aldılar. Şimdi ise koyu gölgeli ve kocaman gölgeli bir ağaç arama çabasına girmişlerdi. Sonunda bir kaç adım ilerilerinde buldukları yaşlı ve görkemli söğüt ağacının gövdesine küçük bedenlerini yasladılar ve kendilerini okudukları kitapların büyülü dünyasına bıraktılar.

Ödev 3

Hayatında ilk defa birisine karşı böyle duygular hissediyordu genç adam. Şu ana kadar hep zevk için, basit kızlarla beraber olmuş ve aşkı tek gecelik ilişkilerle sınırlandırmıştı kendi küçük dünyasında. Ama bunun öyle olmadığını biliyordu, hissediyordu en azından. Kız onunla ilgilenmiyordu bile, varlığından haberdar olduğundan bile şüpheleniyordu arada. Kızın her şeyini biliyordu, her şeyini incelemişti elinden geldiğince. Okulun müzik grubundaydı ve marjinal bir tarzı vardı. Çevresindeki, sahte Barbie bebek kızlar gibi değildi asla. Her zaman enerjik ve mutluydu, tarzı da oldukça sıra dışı ve hoştu. Her konserinde papyon takardı, mor renkli bir mikrofonu vardı. O mikrofonun şanslı eşyası olduğunu tahmin ediyordu genç adam, çünkü onu neredeyse hiç elinden düşürmezdi. Yatağından ani bir hareketle kalkıp odasının penceresine yürüyüp seri hareketlerle açtı pencereyi. İçeriyi dolduran tuzlu deniz kokusunu içine çekti. Kalbinin acıdığını hissediyordu, içinde bir ağırlık vardı. Bu duygudan nefret etse de, genç kızı temsil ettikleri için sadistçe bir mutluluk duyuyordu da onlardan. Gözleri tam karşısındaki kumsala kilitlenirken ve genç adam tekrar kızı düşünmeye başlarken, yeni bir acı dalgası kapladı vücudunu...

Ödev 4
Andrew, kız kardeşine doğru yavaş yavaş yaklaşıyordu. Psişik genç kız korku saçan yeşil, ağlamaktan kızarmış olan gözleriyle abisine bakıyordu. Geri geri gidiyordu ama o da biliyordu, bunun bir faydası yoktu. Koşmaya başlasa bile, kesilen bacağı sayesinde fazla uzağa gidemeyecekti. Duvarın köşesine vardığı zaman elinde keskin bir acı hissetti. Kırık bir cam parçası, beyaz tenine oldukça derinden batmıştı ve kan narin teninden yavaşça aşağıya süzülüyordu. Andrew, dişlerinin daha da uzadığını hissetti. Keyfini çıkarmak adına kanın kokusunu uzun bir süre ciğerlerine çekti ve yüzündeki psikopat gülümsemeyle kız kardeşinin yanına saniseler içerisinde vardı. Dudaklarını, kardeşinin eline bastırdı ve diliyle kan izlerini takip etti. Ardından boş köşk ve çevresini, acı dolu bir çığlık inletti. Andrew kendine geldiği zaman kucağında kardeşinin kansız cesedi duruyordu. Kurumuştu. Çirkin, beyaz bir renk hakim olmuştu tüm bedeninde. Korkuyla cesedi üzerinden attı ve koşarak kendisini boş caddeye attı. Kendisinden tiksiniyordu, o bir canavar olmuştu. Artık her gece kardeşinin sesini duyuyordu. İntikam için geri geleceğini biliyordu. Gece yarısı olduğu zaman görüyordu onu. Bembeyazdı ve uçuyordu, eski saflığı yoktu yüzünün. İntikam bürümüştü yüzünü, bunu hissedebiliyordu. Uzunca bir mızrak tutuyordu elinde. Ve fırtınalı bir gecede, intikamını sonunda alacaktı kardeşi ondan, biliyordu. Kehanet geldi birden aklına. Artık ölümden kaçışı olmadığını biliyordu. En azından ruhunun laneti arınacaktı öldüğünde, kendisini öylece teselli etmeye çalıştı.


 SAY THE NAME, SEVENTEEN!
{13 members, 3 unit(performance,hip-hop, vokal), 1 group.}





baby i loved you first:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Ptsi Haz. 17, 2013 11:38 am

lightweight. demiş ki:
Ödev 2
Annesinden iznini koparıp sonunda kendisini dışarıya, doğanın güzelliklerinin kollarına atabilmişti minik kız. Arkadaşı ve annesiyle beraber evlerinin hemen yanındaki, şirin ve zararsız ormanda piknik yapmaya gelmişlerdi hasır sepetlerinin içini donatıp. Baharın geldiği her yerden belli oluyordu. Mor ve beyaz karışık, güzel kokulu çiçeklerden, etrafa hoş ve ferah kokular salan fesleğenlerden, küçük kuşların coşkulu cıvıltılarından çok rahat anlayabilirdiniz burada baharın geldiğini. Minik kız ve arkadaşı, her pikniğe geldikleri zaman yaptıkları gibi ilk önce yanlarında getirdikleri, bol resimli hikaye kitaplarını ellerine aldılar. Şimdi ise koyu gölgeli ve kocaman gölgeli bir ağaç arama çabasına girmişlerdi. Sonunda bir kaç adım ilerilerinde buldukları yaşlı ve görkemli söğüt ağacının gövdesine küçük bedenlerini yasladılar ve kendilerini okudukları kitapların büyülü dünyasına bıraktılar.

Ödev 3

Hayatında ilk defa birisine karşı böyle duygular hissediyordu genç adam. Şu ana kadar hep zevk için, basit kızlarla beraber olmuş ve aşkı tek gecelik ilişkilerle sınırlandırmıştı kendi küçük dünyasında. Ama bunun öyle olmadığını biliyordu, hissediyordu en azından. Kız onunla ilgilenmiyordu bile, varlığından haberdar olduğundan bile şüpheleniyordu arada. Kızın her şeyini biliyordu, her şeyini incelemişti elinden geldiğince. Okulun müzik grubundaydı ve marjinal bir tarzı vardı. Çevresindeki, sahte Barbie bebek kızlar gibi değildi asla. Her zaman enerjik ve mutluydu, tarzı da oldukça sıra dışı ve hoştu. Her konserinde papyon takardı, mor renkli bir mikrofonu vardı. O mikrofonun şanslı eşyası olduğunu tahmin ediyordu genç adam, çünkü onu neredeyse hiç elinden düşürmezdi. Yatağından ani bir hareketle kalkıp odasının penceresine yürüyüp seri hareketlerle açtı pencereyi. İçeriyi dolduran tuzlu deniz kokusunu içine çekti. Kalbinin acıdığını hissediyordu, içinde bir ağırlık vardı. Bu duygudan nefret etse de, genç kızı temsil ettikleri için sadistçe bir mutluluk duyuyordu da onlardan. Gözleri tam karşısındaki kumsala kilitlenirken ve genç adam tekrar kızı düşünmeye başlarken, yeni bir acı dalgası kapladı vücudunu...

Ödev 4
Andrew, kız kardeşine doğru yavaş yavaş yaklaşıyordu. Psişik genç kız korku saçan yeşil, ağlamaktan kızarmış olan gözleriyle abisine bakıyordu. Geri geri gidiyordu ama o da biliyordu, bunun bir faydası yoktu. Koşmaya başlasa bile, kesilen bacağı sayesinde fazla uzağa gidemeyecekti. Duvarın köşesine vardığı zaman elinde keskin bir acı hissetti. Kırık bir cam parçası, beyaz tenine oldukça derinden batmıştı ve kan narin teninden yavaşça aşağıya süzülüyordu. Andrew, dişlerinin daha da uzadığını hissetti. Keyfini çıkarmak adına kanın kokusunu uzun bir süre ciğerlerine çekti ve yüzündeki psikopat gülümsemeyle kız kardeşinin yanına saniseler içerisinde vardı. Dudaklarını, kardeşinin eline bastırdı ve diliyle kan izlerini takip etti. Ardından boş köşk ve çevresini, acı dolu bir çığlık inletti. Andrew kendine geldiği zaman kucağında kardeşinin kansız cesedi duruyordu. Kurumuştu. Çirkin, beyaz bir renk hakim olmuştu tüm bedeninde. Korkuyla cesedi üzerinden attı ve koşarak kendisini boş caddeye attı. Kendisinden tiksiniyordu, o bir canavar olmuştu. Artık her gece kardeşinin sesini duyuyordu. İntikam için geri geleceğini biliyordu. Gece yarısı olduğu zaman görüyordu onu. Bembeyazdı ve uçuyordu, eski saflığı yoktu yüzünün. İntikam bürümüştü yüzünü, bunu hissedebiliyordu. Uzunca bir mızrak tutuyordu elinde. Ve fırtınalı bir gecede, intikamını sonunda alacaktı kardeşi ondan, biliyordu. Kehanet geldi birden aklına. Artık ölümden kaçışı olmadığını biliyordu. En azından ruhunun laneti arınacaktı öldüğünde, kendisini öylece teselli etmeye çalıştı.


diyecek bir sey yok hepsi cok başarılı 
öz ve başarılı 
aslında 10 luk ödevler ama cok geciktigi çin

8-8-8


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
StylesFan.
Moderatör
Moderatör
avatar

İsim : Zeynep N.
Mesaj Sayısı : 2011
Yaş : 16
Nerden : İstanbul .
Kayıt tarihi : 23/04/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
562/5000  (562/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Salı Haz. 18, 2013 8:47 pm

Hikaye Kurgulama Dersinin ( Fantastik ) Ödevi :
" Gidiyor muyuz ? " Jamie sıkıntıyla yanaklarını şişirdi ve alacağı cevabı bekledi . Ardından kollarını göğsünde birleştirerek abisine döndü . Belki yarım saattir bavuluna eşyalarını yerleştirmeye çalışıyordu . Jamie, bir erkeğe göre fazla eşyası olduğunu düşünürdü . Evden taşınma kararı aldıklarında, abisinin en fazla iki poşet eşyası olduğunu düşünürdü . Bugün fena halde yanıldığını fark etti . Abisi son eşyasını da bavuluna tıkdıktan sonra " Artık gidebiliriz . " dedi . Jamie, yerdeki bavullarını almak için eğilirken " Fırtına yaklaşıyor, acele etmezsek evi su bastığında ancak bu lanet yerden gidebiliriz . " dedi . Evleri o kadar eskiydi ki, yağmur yağdığında pencerelerden içeri su akıyordu . En son bu olayla karşılaştıklarında parkelerin üzerinde zor yürümüşlerdi . Bu yüzden en iyisi evden ayrılmaktı . Zaten bu evde kalırlarsa başlarına gelmeyen şey kalmayacaktı . Jamie ve abisi James, bin bir türlü yaratıktan kaçmak zorundaydılar . Nereye gitseler peşlerinden yaratık geliyordu . En son yaratıklarla karşılaştıklarında ebeveynleri hayatlarını kaybetmişlerdi . Onlar küçükken aileleri yaratıkları avladığı için bu işlerden anlarlardı . Fakat hayatlarını mahvetmemek için kaçmaları gerekiyorlardı . " Ben aşağıya iniyorum, arabanın içinde olacağım . " dedikten sonra Jamie, aşağı indi ve abisinin ona bağırışlarını görmezden geldi .

1 Saat Sonra

James arabayı sürüyordu, Jamie ise başlarına bir şey gelmesi ihtimaline karşı mızrağa geçirdiği tahta kazığın ucunu yontuyordu . Arabaya bindiklerinden beri konuşmamışlardı . Yağmur hafşften atıştırmaya başlamıştı . Beklenen fırtına birazdan başlayacaktı . Bir süre arabanın içinde yağmur damlaları dışında ses duyulmadı . Ardından Jamie, sarı saçlarını kulağının arkasına sıkıştırarak " Ne kadar kaldı ? " dedi . James yüzünü döndürmeden Jamie'nin sorusunu cevapladı " Birazdan gelmiş olacağız . " Jamie iç geçirerek işine geri döndü . Bir süre daha öylece gittiler . Arabaları tam yavaşlamaya başlamıştı ki arabanın önüne bir insan çıktı . Sanki yoktan var olmuş gibiydi . " Dikkat et ! " diye bağırdı Jamie . James son anda direksiyonu çevirdi ve yoldaki adama çarpmaktan kurtuldular . Jamie elindeki mızrak-sopa ikilisiyle birlikte arabadan fırladı . " İyi misiniz ? " dedikten sonra adamın yanına yaklaştı . Bu sırada James arabadan indi ve Jamie'nin yanına geldi . Jamie adama doğru eğildi . Tam bu sırada adamın dişlerini fark etti . Sivri ve uzun . " Lanet- " Jamie arkaya doğru vampir tarafından fırlatılırken, elindeki mızrak da James'ın tarafına doğru uçtu . Vampir, James'a doğru atılırken James ondan daha çabuk davranıp mızrağa uzandı ve vampirin kalbine geçirdi . Bu onlar için çok kolay bir av olmuştu . James, Jamie'ye doğru ilerledi ve elini uzattı .Jamie daha ayağa kalkamadan ikisinin arasında bir kadın şekli belirdi . İkisinin elleri kadının bedeninin içinde kalmıştı . Jamie çığlık atarak ayağa fırladı ve arabaya doğru koştu ; demir bulmalıydı . Bu sırada oradan bir ses duyuldu " Ailenin laneti iki kardeşin ölümüne neden olacak ! " . James kadına dönerek " Hadi ama, bu cümleler çok sıradan biraz yaratıcı ol . " dedi ve kadına yumruk attı . Eli kadının yüzünün içinden geçti fakat yinede hayaletin sersemlemesine sebep olmuştu . Jamie elindeki demirden sopayla geri döndü ancak bu defa hayalet Jamie'nın dibinde bitiverdi . Kulağına fısıldadı " Psişik, kaderin seni bekliyor . " . Jamie'nin dikkati dağılmıştı fakat hızlı davranıp demir sopayı hayaletin suratına geçirdi . Ardından hayalet yok oldu . Büyük ihtimalle birazdan geri gelecekti . " Sen iyi misin ? " James, hızlıca Jamie'nin yanına geldi " O senin kulağına ne fısıldadı öyle ? " . " Hiçbir şey, James . Hadi hemen gidelim buradan, birazdan geri gelir . " Jamie ardından arabaya atladı ve James'ın binmesini bekledi . James bir süre boş boş karşısına baktıktan sonra arabaya bindi ve hızlıca oradan ayrıldılar .

NOT : Sanırım çok saçmaladım . Bugün içinde bitsin diye kötü oldu . Yalnız cidden çok kötü olmuş . Ama en azından aradan çıktı, hehe :D . En azından 5'in üzerinde alayım yeter . Ve sanırım James ismine takıntılıyım :D .



Run you Clever Boy and remember me .
11th & Clara:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Çarş. Haz. 19, 2013 11:24 am

StylesFan. demiş ki:
Hikaye Kurgulama Dersinin ( Fantastik ) Ödevi :
" Gidiyor muyuz ? " Jamie sıkıntıyla yanaklarını şişirdi ve alacağı cevabı bekledi . Ardından kollarını göğsünde birleştirerek abisine döndü . Belki yarım saattir bavuluna eşyalarını yerleştirmeye çalışıyordu . Jamie, bir erkeğe göre fazla eşyası olduğunu düşünürdü . Evden taşınma kararı aldıklarında, abisinin en fazla iki poşet eşyası olduğunu düşünürdü . Bugün fena halde yanıldığını fark etti . Abisi son eşyasını da bavuluna tıkdıktan sonra " Artık gidebiliriz . " dedi . Jamie, yerdeki bavullarını almak için eğilirken " Fırtına yaklaşıyor, acele etmezsek evi su bastığında ancak bu lanet yerden gidebiliriz . " dedi . Evleri o kadar eskiydi ki, yağmur yağdığında pencerelerden içeri su akıyordu . En son bu olayla karşılaştıklarında parkelerin üzerinde zor yürümüşlerdi . Bu yüzden en iyisi evden ayrılmaktı . Zaten bu evde kalırlarsa başlarına gelmeyen şey kalmayacaktı . Jamie ve abisi James, bin bir türlü yaratıktan kaçmak zorundaydılar . Nereye gitseler peşlerinden yaratık geliyordu . En son yaratıklarla karşılaştıklarında ebeveynleri hayatlarını kaybetmişlerdi . Onlar küçükken aileleri yaratıkları avladığı için bu işlerden anlarlardı . Fakat hayatlarını mahvetmemek için kaçmaları gerekiyorlardı . " Ben aşağıya iniyorum, arabanın içinde olacağım . " dedikten sonra Jamie, aşağı indi ve abisinin ona bağırışlarını görmezden geldi .

1 Saat Sonra

James arabayı sürüyordu, Jamie ise başlarına bir şey gelmesi ihtimaline karşı mızrağa geçirdiği tahta kazığın ucunu yontuyordu . Arabaya bindiklerinden beri konuşmamışlardı . Yağmur hafşften atıştırmaya başlamıştı . Beklenen fırtına birazdan başlayacaktı . Bir süre arabanın içinde yağmur damlaları dışında ses duyulmadı . Ardından Jamie, sarı saçlarını kulağının arkasına sıkıştırarak " Ne kadar kaldı ? " dedi . James yüzünü döndürmeden Jamie'nin sorusunu cevapladı " Birazdan gelmiş olacağız . " Jamie iç geçirerek işine geri döndü . Bir süre daha öylece gittiler . Arabaları tam yavaşlamaya başlamıştı ki arabanın önüne bir insan çıktı . Sanki yoktan var olmuş gibiydi . " Dikkat et ! " diye bağırdı Jamie . James son anda direksiyonu çevirdi ve yoldaki adama çarpmaktan kurtuldular . Jamie elindeki mızrak-sopa ikilisiyle birlikte arabadan fırladı . " İyi misiniz ? " dedikten sonra adamın yanına yaklaştı . Bu sırada James arabadan indi ve Jamie'nin yanına geldi . Jamie adama doğru eğildi . Tam bu sırada adamın dişlerini fark etti . Sivri ve uzun . " Lanet- " Jamie arkaya doğru vampir tarafından fırlatılırken, elindeki mızrak da James'ın tarafına doğru uçtu . Vampir, James'a doğru atılırken James ondan daha çabuk davranıp mızrağa uzandı ve vampirin kalbine geçirdi . Bu onlar için çok kolay bir av olmuştu . James, Jamie'ye doğru ilerledi ve elini uzattı .Jamie daha ayağa kalkamadan ikisinin arasında bir kadın şekli belirdi . İkisinin elleri kadının bedeninin içinde kalmıştı . Jamie çığlık atarak ayağa fırladı ve arabaya doğru koştu ; demir bulmalıydı . Bu sırada oradan bir ses duyuldu " Ailenin laneti iki kardeşin ölümüne neden olacak ! " . James kadına dönerek " Hadi ama, bu cümleler çok sıradan biraz yaratıcı ol . " dedi ve kadına yumruk attı . Eli kadının yüzünün içinden geçti fakat yinede hayaletin sersemlemesine sebep olmuştu . Jamie elindeki demirden sopayla geri döndü ancak bu defa hayalet Jamie'nın dibinde bitiverdi . Kulağına fısıldadı " Psişik, kaderin seni bekliyor . " . Jamie'nin dikkati dağılmıştı fakat hızlı davranıp demir sopayı hayaletin suratına geçirdi . Ardından hayalet yok oldu . Büyük ihtimalle birazdan geri gelecekti . " Sen iyi misin ? " James, hızlıca Jamie'nin yanına geldi " O senin kulağına ne fısıldadı öyle ? " . " Hiçbir şey, James . Hadi hemen gidelim buradan, birazdan geri gelir . " Jamie ardından arabaya atladı ve James'ın binmesini bekledi . James bir süre boş boş karşısına baktıktan sonra arabaya bindi ve hızlıca oradan ayrıldılar .

NOT : Sanırım çok saçmaladım . Bugün içinde bitsin diye kötü oldu . Yalnız cidden çok kötü olmuş . Ama en azından aradan çıktı, hehe :D . En azından 5'in üzerinde alayım yeter . Ve sanırım James ismine takıntılıyım :D .

kelimeler yerinde
vampir güzel
ruhda harika
niye kötü olsun
anlatım hafif yavan bir fantastik için o kadar
9 <3

teşekkürler


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Çarş. Haz. 19, 2013 6:33 pm

Beşinci Ödev : "Diyalog Oluşturma"


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Grenade
Ayın Üyesi
Ayın Üyesi
avatar

İsim : sinem
Mesaj Sayısı : 4856
Yaş : 19
Nerden : -
Kayıt tarihi : 24/02/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
750/5000  (750/5000)
Rep Seviyesi:
760/5000  (760/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 7:05 am

-ödev 4-
İntikam öfkesi bütün bedenini saran birini durduramassınız
Özelliklede;kan emicileri.
Ciddilesir,olanca psişik ve bedeni güclerini,rollerine seferber ederler.
-
Sıradan bır aile gibi Washingtonun Bellingham eyaletinde yasıyordu Stener ailesi.
Fırtına gıderek artıyordu,aclık seviyeside.
Kate ınsanlara zarar veren bı vampır degıldı,bu en son istiyecegi biseydi.
Vahsı hayvanları avlamayı tercıh ederdı.Yasamını surdurebılmek ıcın buna ıhtıyacı vardı her zamankınden daha cok. Aclık yerını ofkeye sınıre bıraktıgında yerınde duramıyordu Kate. Mızragını aldıgı gıbı ormanın derınlıklerıne ındı........

olmuyo olm benden olmuyo yazar falan:(((




En son Grenade tarafından Perş. Haz. 20, 2013 9:01 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
gamze.
Kurucu
Kurucu
avatar

Mesaj Sayısı : 5061
Yaş : 20
Nerden : Antalya
Kayıt tarihi : 31/01/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
5000/5000  (5000/5000)
Rep Seviyesi:
5000/5000  (5000/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 8:32 am

Cem 17 yaşında uyuşturucuya fena halde batmış gençlerdendi . En kötüsüde kendinden çok çevresinede zarar veriyordu. Sevgilisi.. Ceren. Ceren onunla takıldığından beri dersleri düşmüş, sigara ve uyuşturucuya başlamış ve okuldan atılmıştı . 2 yıldır beraberlerdi . Son zamanlarda maddi durumlar çokda iyi değildi . Malzemeleri bitmişti .
"Kaç seferdir dayımın cüzdanından para çalıyorum ceren bir daha o eve gidemem , başka şekilde para bulmamız lazım" dedi malzemesiz kalıp krize girmek istemiyordu . Ceren ise daha sakindi.
"Babam zaten krediden yeterince faiz yiyor Cem. Yapamam,isteyemem." dedi çaresizce . 
"Çalabilirsin ama , ben yaptım ceren bizim için yaptım , krize girmemizi mi istiyorsun bunu sana başında anlatmıştım " derken elini masaya vurdu . Kızmıştı . Kendince gayet fedakardı.
"Tamam eve gideceğim , annemin para kasasına bakmam lazım , ama çok umutlu değilim , bu şeyler çok pahalı." dedi ihanet etmiş gibi hissediyordu ama artık çok geçti ,aynısını cem de yapmıştı. Her seferinde ona karşı borçlu hissediyordu .
...
Spoiler:
 


tyler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.demiselena.1talk.net
seymaalan
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Şeyma
Mesaj Sayısı : 1402
Yaş : 16
Nerden : Nevşehir
Kayıt tarihi : 09/08/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/0  (0/0)
Rep Seviyesi:
0/0  (0/0)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 8:59 am

Angel önünde duran altın ve değerli madenlerden oluşmuş eşya yığınına bakarak:
-Ne dersin, James? Bu kadarı bize yeter mi? , dedi
-Banka faizi daha da arttırmaz ise yeter, dedi
Angel başını anlamsızca salladı. Hırsızlık yapmak ona göre değildi. Önünde kendine ait olmayan bir yığın değerli eşya duruyordu ve bunlarla faizleri ödemeye çalışıyorlardı. Tedirginlikle:
-James, ya yakalanırsak? Hepsini birden nasıl bozduracağız? Dikkat çekmez miyiz? ,dedi.
-Angel, içini boş kuruntulularla doldurma ben daha önceden 10 dan fazla hırsızlık yaptım. Bir şey oldu mu? Hayır. 
Angel başını yere eğdi ve yaklaşık 5 dakika boyunca öyle oturdu. Son derece temiz bir kızdı, Angel. James onu anlıyordu. Elini cüzdanına attı ve:
-Al şu parayı da eve yiyecek bir şey al gel. Karnım gurulduyor.
Angel kafasını kaldırdı ve James'ın uzattığı 50'liliği gördü. O parada mı çalıntıydı acaba? James sanki beynini okumuş gibi:
-Hayır. Çalıntı değil. Kendim kazandım bu parayı, dedi. Angel parayı eline aldı. James:
-Gitmeden önce şunları bir kasaya taşıyalım. Gel de yardım et dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 11:54 am

gamze. demiş ki:
Cem 17 yaşında uyuşturucuya fena halde batmış gençlerdendi . En kötüsüde kendinden çok çevresinede zarar veriyordu. Sevgilisi.. Ceren. Ceren onunla takıldığından beri dersleri düşmüş, sigara ve uyuşturucuya başlamış ve okuldan atılmıştı . 2 yıldır beraberlerdi . Son zamanlarda maddi durumlar çokda iyi değildi . Malzemeleri bitmişti .
"Kaç seferdir dayımın cüzdanından para çalıyorum ceren bir daha o eve gidemem , başka şekilde para bulmamız lazım" dedi malzemesiz kalıp krize girmek istemiyordu . Ceren ise daha sakindi.
"Babam zaten krediden yeterince faiz yiyor Cem. Yapamam,isteyemem." dedi çaresizce . 
"Çalabilirsin ama , ben yaptım ceren bizim için yaptım , krize girmemizi mi istiyorsun bunu sana başında anlatmıştım " derken elini masaya vurdu . Kızmıştı . Kendince gayet fedakardı.
"Tamam eve gideceğim , annemin para kasasına bakmam lazım , ama çok umutlu değilim , bu şeyler çok pahalı." dedi ihanet etmiş gibi hissediyordu ama artık çok geçti ,aynısını cem de yapmıştı. Her seferinde ona karşı borçlu hissediyordu .
...
Spoiler:
 


kelimeler yerinde 
diyaloglar gayet güzel
10 aferin kızım 


teşekkürler ,


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 11:56 am

Grenade demiş ki:
-ödev 4-
İntikam öfkesi bütün bedenini saran birini durduramassınız
Özelliklede;kan emicileri.
Ciddilesir,olanca psişik ve bedeni güclerini,rollerine seferber ederler.
-
Sıradan bır aile gibi Washingtonun Bellingham eyaletinde yasıyordu Stener ailesi.
Fırtına gıderek artıyordu,aclık seviyeside.
Kate ınsanlara zarar veren bı vampır degıldı,bu en son istiyecegi biseydi.
Vahsı hayvanları avlamayı tercıh ederdı.Yasamını surdurebılmek ıcın buna ıhtıyacı vardı her zamankınden daha cok. Aclık yerını ofkeye sınıre bıraktıgında yerınde duramıyordu Kate. Mızragını aldıgı gıbı ormanın derınlıklerıne ındı........

olmuyo olm benden olmuyo yazar falan:(((

olmaz deme olabilir eğer yazıların gayet iyiydi 

yeniden yaz
beşinci ödevi de bunu da sana uzatma veriyorum 


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 11:58 am

Alıntı :
seymaalanAngel önünde duran altın ve değerli madenlerden oluşmuş eşya yığınına bakarak:
-Ne dersin, James? Bu kadarı bize yeter mi? , dedi
-Banka faizi daha da arttırmaz ise yeter, dedi
Angel başını anlamsızca salladı. Hırsızlık yapmak ona göre değildi. Önünde kendine ait olmayan bir yığın değerli eşya duruyordu ve bunlarla faizleri ödemeye çalışıyorlardı. Tedirginlikle:
-James, ya yakalanırsak? Hepsini birden nasıl bozduracağız? Dikkat çekmez miyiz? ,dedi.
-Angel, içini boş kuruntulularla doldurma ben daha önceden 10 dan fazla hırsızlık yaptım. Bir şey oldu mu? Hayır. 
Angel başını yere eğdi ve yaklaşık 5 dakika boyunca öyle oturdu. Son derece temiz bir kızdı, Angel. James onu anlıyordu. Elini cüzdanına attı ve:
-Al şu parayı da eve yiyecek bir şey al gel. Karnım gurulduyor.
Angel kafasını kaldırdı ve James'ın uzattığı 50'liliği gördü. O parada mı çalıntıydı acaba? James sanki beynini okumuş gibi:
-Hayır. Çalıntı değil. Kendim kazandım bu parayı, dedi. Angel parayı eline aldı. James:
-Gitmeden önce şunları bir kasaya taşıyalım. Gel de yardım et dedi.

her şey inanılmaz dozunda 
herika olmuş 
aferin sana kızım

10 söz yok 

teşekkürler <3


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Grenade
Ayın Üyesi
Ayın Üyesi
avatar

İsim : sinem
Mesaj Sayısı : 4856
Yaş : 19
Nerden : -
Kayıt tarihi : 24/02/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
750/5000  (750/5000)
Rep Seviyesi:
760/5000  (760/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 12:00 pm

Lullaby* demiş ki:
Grenade demiş ki:
-ödev 4-
İntikam öfkesi bütün bedenini saran birini durduramassınız
Özelliklede;kan emicileri.
Ciddilesir,olanca psişik ve bedeni güclerini,rollerine seferber ederler.
-
Sıradan bır aile gibi Washingtonun Bellingham eyaletinde yasıyordu Stener ailesi.
Fırtına gıderek artıyordu,aclık seviyeside.
Kate ınsanlara zarar veren bı vampır degıldı,bu en son istiyecegi biseydi.
Vahsı hayvanları avlamayı tercıh ederdı.Yasamını surdurebılmek ıcın buna ıhtıyacı vardı her zamankınden daha cok. Aclık yerını ofkeye sınıre bıraktıgında yerınde duramıyordu Kate. Mızragını aldıgı gıbı ormanın derınlıklerıne ındı........

olmuyo olm benden olmuyo yazar falan:(((

olmaz deme olabilir eğer yazıların gayet iyiydi 

yeniden yaz
beşinci ödevi de bunu da sana uzatma veriyorum 

Allahim bal tatlisi ogretmenim ya seni yiyebiliyor muyuz:')))
Olacakkk


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Grenade
Ayın Üyesi
Ayın Üyesi
avatar

İsim : sinem
Mesaj Sayısı : 4856
Yaş : 19
Nerden : -
Kayıt tarihi : 24/02/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
750/5000  (750/5000)
Rep Seviyesi:
760/5000  (760/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 5:57 pm

-odev 4-
"Sıradan insanlar gibi okula gitmek çok saçma annee"diyip kapıyı çektim.Normal insanlar gibi yaşamaya çalışmak fazlasıyla sıkıcıydı.Havanın fırtınalı oluşu yaşam şartlarını zorlaştırmasına rağmen vampirler için hiç birşey ifade etmiyordu.
Sıra arkadaşım Kate iri yeşil gözleri,beline kadar kadar uzanan saçlarıyla oldukça dikkat çekiciydi. Kan kokusunu kendime bir nefes kadar yakın hissediyordum.Kendimi tutmaya çalışmak fazlasıyla acı veriyordu.

Benim yerimde başkası olsa kan kokusuna dayanamaz,ciddileşir, olanca psişik ve bedeni güçlerini, rollerine seferber ederdi.
Oldukça soğuk kanlı davranmalıydım, eve gittiğimde mızrağımı alıp ormanın derınlıklerınde vahşi hayvanların kanlarını emebilirdim.
.........


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 6:07 pm

Grenade demiş ki:
-odev 4-
"Sıradan insanlar gibi okula gitmek çok saçma annee"diyip kapıyı çektim.Normal insanlar gibi yaşamaya çalışmak fazlasıyla sıkıcıydı.Havanın fırtınalı oluşu yaşam şartlarını zorlaştırmasına rağmen vampirler için hiç birşey ifade etmiyordu.
Sıra arkadaşım Kate iri yeşil gözleri,beline kadar kadar uzanan saçlarıyla oldukça dikkat çekiciydi. Kan kokusunu kendime bir nefes kadar yakın hissediyordum.Kendimi tutmaya çalışmak fazlasıyla acı veriyordu.

Benim yerimde başkası olsa kan kokusuna dayanamaz,ciddileşir, olanca psişik ve bedeni güçlerini, rollerine seferber ederdi.
Oldukça soğuk kanlı davranmalıydım, eve gittiğimde mızrağımı alıp ormanın derınlıklerınde vahşi hayvanların kanlarını emebilirdim.
.........

vampir güzel kelimeler de güzel de iki karakterimiz vardı
intikamci ruh... o yok
yarı eksik
6...

teşekkür ederim
beşinci ödevi de yap pls


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Grenade
Ayın Üyesi
Ayın Üyesi
avatar

İsim : sinem
Mesaj Sayısı : 4856
Yaş : 19
Nerden : -
Kayıt tarihi : 24/02/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
750/5000  (750/5000)
Rep Seviyesi:
760/5000  (760/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Perş. Haz. 20, 2013 6:37 pm

-odev 5-
Tyler cüzdanını açtı,her yerini inceledi, fakat beş kuruş parası yoktu.
Sevgilisi Garen bi hallerinden bıkmıs olmalıydı kı;
-İki gündür açlıktan nefesimiz koktu ve hala bir işimiz bile yok,şimdi ne yapacağız Tyler? dedi.
Tyler oldukça soğukkanlıydı. Sanki gunlerdir aç,susuz olan kendisi değilmiş gibi davranıyordu,uzun bi süre bekledikten sonra:
-Soygun dedi.
Garen neye uğradığını şaşırmıştı ama sevgilisinden başka hiç birşey umrunda değildi,her zaman onun yanında olmalıydı.
Gece saat 4'ü geçiyordu.Garen ve Tyler kuyumcuların bulunduğu pasaja girdiler.
Tyler usta bir hareketle kapıyı açtı,hızla altınları yanlarında getirdikleri kasaya doldurdular faiz oranı arttıgı için daha çok altın onlara iyi bir hayat sağlıyabilirdi,kuyumcuyu boşalttıktan sonra aynı soğukkanlılıkla kendilerini dışarı attılar.
........................


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    Cuma Haz. 21, 2013 8:22 am

Grenade demiş ki:
-odev 5-
Tyler cüzdanını açtı,her yerini inceledi, fakat beş kuruş parası yoktu.
Sevgilisi Garen bi hallerinden bıkmıs olmalıydı kı;
-İki gündür açlıktan nefesimiz koktu ve hala bir işimiz bile yok,şimdi ne yapacağız Tyler? dedi.
Tyler oldukça soğukkanlıydı. Sanki gunlerdir aç,susuz olan kendisi değilmiş gibi davranıyordu,uzun bi süre bekledikten sonra:
-Soygun dedi.
Garen neye uğradığını şaşırmıştı ama sevgilisinden başka hiç birşey umrunda değildi,her zaman onun yanında olmalıydı.
Gece saat 4'ü geçiyordu.Garen ve Tyler kuyumcuların bulunduğu pasaja girdiler.
Tyler usta bir hareketle kapıyı açtı,hızla altınları yanlarında getirdikleri kasaya doldurdular faiz oranı arttıgı için daha çok altın onlara iyi bir hayat sağlıyabilirdi,kuyumcuyu boşalttıktan sonra aynı soğukkanlılıkla kendilerini dışarı attılar.
........................



aferin bak olunca oluyo <3
10 

teşekkürler 


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
BornToDie#
What Makes You Beatiful
What Makes You Beatiful
avatar

İsim : Beyza
Mesaj Sayısı : 145
Yaş : 17
Nerden : Hogwarts/Gryffindor Binası, Ortak Salonu.
Kayıt tarihi : 16/11/12
Kadın

MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 12:47 am

Dersten atıldım, biliyorum. Ama ailevi bir meseleden dolayı şehir dışına çıkmam gerekti. Orda da kuzenlerim ve kardeşime baktığım için hiç vakit bulup foruma giremedim. Dersten atıldığımı görene kadar ilk üç ödevi yaptım. Bir manası yok artık ama yine de ödevleri koyuyorum. Emek sarf etmiştim, okusan yeter.

1
SİYAH
Adnan:     Masmavi gözleriyle sıcak kanlı ve iyi bir insan gibi görünse de hiç de öyle değildi Adnan. Hep kavga ederdi. Kendisiyle. Kolundaki çizikler her geçen gün artıyordu. Bulunması gereken yerin okul değil de akıl hastanesi olduğu da bir tek o biliyordu.
KIRMIZI
Cliff:   Her gün farklı bir kadınla beraber olan tiplerdendi Cliff. Kimseyi umursamaz, kimseye nazik davranmazdı. İstediğini her zaman elde ederdi. Tek istisna üvey kardeşiydi. Belki de ona ulaşamamanın verdiği sinir yaratıyordu ondaki şehveti. Fakat bir dakika yemyeşil gözlerine baksanız aslında tek ihtiyacının sevgi olduğunu anlardınız.
TURUNCU
Bay Hyde:     Elli yaşına daha dün basmış olduğunu hiç kimse anlayamazdı. Çünkü Bay Hyde, gözleri ışık saçan, asla yerinde duramayan bir insandı. Yüzündeki her kırışığı sevgiyle karşılardı. Her zaman bardağın dolu tarafını gören insanlardandı. Girdiği ortamdaki herkesi kendine benzeterek, güneşin doğuşunu sağlardı.
-----
2
       Hemen önünde duran belki de asırlık çınar ağacının gövdesine yaslandı küç*k kız. Gözlerini kapattı. Bahar esintisiyle burnuna gelen mis gibi fesleğen kokusunun keyfini çıkarttı. Sonra ayağa kalktı ve bir sürü fesleğen topladı. Ardından buraya geliş amacını hatırladı. Bulduğu tüm güzel çiçekleri topladı. Tam geri dönecekken çınar ağacının hemen yan tarafında mor bir çiçek gördü. Hemen çiçeğin yanına koştu. Çiçek o kadar güzeldi ki… Kadifeden bile yumuşak yapraklara dokundu. Eli sapına ulaşamadı. Böyle bir güzelliği koparmaya kıyamazdı. Gülümsedi ve aceleyle birkaç taş ve kozalak buldu. Bulduklarıyla çiçeğin etrafına bir çember yaptı. Boynundaki matarayı açtı ve içindeki tüm suyu çiçeğe döktü. Gözleri topladığı çiçeklere kaydı. Onları topladığına çok üzüldü birden. Sonra aklına bir fikir geldi. Eve gidince onları suya koyabilirdi. Saçındaki kurdeleyi çözüp çiçeklere bağladı, koşmaya başladı. Küçücük omuzlarında yaşaması gerek onlarca çiçeğin sorumluluğu vardı artık.
-----
3
       Mikrofonu elime aldığımda onun burada olduğunu bilmiyordum. Ona yazdığım şarkıyı söylerken de. Şarkı bittiğinde deniz mavisi gözleriyle karşılaşmıştım. Yanıma koşarak gelmiş ve beni tebrik etmişti. Elindeki kutuda yine bir papyon vardı. Beni her gördüğünde bana farklı renklerde papyonlar getirirdi. Gülümsedi. Beni abisi olarak görüyordu. Bense onu kadınım olarak görüyordum. İşim olduğunu söyleyerek uzaklaştım ondan. Çünkü yanındaki çocuğu görmeye tahammülüm yoktu. Tüm gece onları seyrettim. Bardağı taşıran son damla onu öpmesiydi. Dayanamadım. Çocuğa bir yumruk attım ve onu kolundan tutup barın arka kısmına sürükledim. Onu duvara yasladım ve öptüm. Dudaklarını, yanaklarını, boynunu… Aşkımı itiraf ettim. Deniz gözlerinde en ufak bir duygu belirtisi yoktu. Sonra birden kahkaha attı ve bana sarıldı. Abisinden, benden, onu eve götürmemi istedi. Zil zurna sarhoştu. Ve yarın hiçbir şey hatırlamayacaktı. Gözümden bir damla yaş düştü yere. Cesaretimi toplamışken, her şeyi halletmişken böyle olmamalıydı. Onu eve bıraktıktan sonra odama çıktım ve bana verdiği kırmızı papyonu bağlayıp başka bir bara gittim. O gece ve ondan sonraki her gece, başka yerlerde, başka zamanlarda onun gibisini aradım. Düzinelerce kadınla birlikte oldum. Ama o sol yanımdan bir türlü gitmedi.  Tek taraflı aşk kaderimde vardı. Ve ben her gece kaderimden kaçıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
#rain
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

İsim : Meltem
Mesaj Sayısı : 4984
Yaş : 22
Nerden : Bartın
Kayıt tarihi : 19/07/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Rep Seviyesi:
1255/5000  (1255/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 1:47 am

İlk Dersim:


Turuncu: 
Cliff : Tamamen eğlenmek ve eğlendirmek için yaratılmış.
Ağzı her zaman kulaklarındadır.
Mükemmel yakışıklılığı ve esprili kişiliği ile bütün kızları kendine hayran ediyor 


Kırmızı :
Bay Hyde : Yaşına göre oldukça olgun ve çok fit bir erkek...
Hele o kırmızı oldukça dar tişörtünü giydiği zaman.
 Ayrıca onu bu kadar da sexy yapan diğer şeyler her zaman gergin ve agresif olmasıdır.


Siyah :
Adnan : Oldukça sessiz ve karamsar biriydi.
Bu sessizliğinin altında küçüklüğünde yaşadıkları vardı.
Babasının abisini öldürdüğü zamanın görüntüsü bir türlü gözünün önünden gitmiyordu.


sizi yerüm yerüm 


En son #rain tarafından C.tesi Haz. 22, 2013 2:28 am tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
#rain
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

İsim : Meltem
Mesaj Sayısı : 4984
Yaş : 22
Nerden : Bartın
Kayıt tarihi : 19/07/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Rep Seviyesi:
1255/5000  (1255/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 2:06 am

2. Dersim

Hafif kıvırcık ve kumral olan saçlarına parlak güneş çarpıyordu genç delikanlının...Havayı tekrar derin derin içine çekti ve kendini devasa büyüklükte yeşermeye yeni başlayan bir ağacın gövdesine yaslayarak rengi mavi ve mor karışımı olan gökyüzünü seyretti.Her yeri yemyeşil olan , kuş cıvıltıların dan başka hiç ses olmayan ve keskin bir fesleğen kokusu olan bu orman baharın ilk günlerinde onun için hep mükemmel bir ödüldü.




Ben atılmışım şimdi gördüm. :utan:
Olum evde olmadığım için yazamadım. :Sadd:
Neyse kaldırmak istersen kaldır naz

 :shat up:


sizi yerüm yerüm 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 8:23 am

abi meltem günlerdir burdaki herkes ödevlerini günü gününe yapıyo
sen şimdi yapıyon
zaten modluğunu aldın yavrum silmicem
olsaydın ikisi için de sana 10 veriridim
canın çekerse yakında açacağım kinci derse katıl
seni seviyorum öpüyorum <3


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
Lullaby*
Yazar
Yazar
avatar

İsim : Captain*
Mesaj Sayısı : 5991
Yaş : 22
Nerden : Tuzla / İstanbul
Kayıt tarihi : 03/05/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
0/5000  (0/5000)
Rep Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 8:24 am

BornToDie# demiş ki:
Dersten atıldım, biliyorum. Ama ailevi bir meseleden dolayı şehir dışına çıkmam gerekti. Orda da kuzenlerim ve kardeşime baktığım için hiç vakit bulup foruma giremedim. Dersten atıldığımı görene kadar ilk üç ödevi yaptım. Bir manası yok artık ama yine de ödevleri koyuyorum. Emek sarf etmiştim, okusan yeter.

1
SİYAH
Adnan:     Masmavi gözleriyle sıcak kanlı ve iyi bir insan gibi görünse de hiç de öyle değildi Adnan. Hep kavga ederdi. Kendisiyle. Kolundaki çizikler her geçen gün artıyordu. Bulunması gereken yerin okul değil de akıl hastanesi olduğu da bir tek o biliyordu.
KIRMIZI
Cliff:   Her gün farklı bir kadınla beraber olan tiplerdendi Cliff. Kimseyi umursamaz, kimseye nazik davranmazdı. İstediğini her zaman elde ederdi. Tek istisna üvey kardeşiydi. Belki de ona ulaşamamanın verdiği sinir yaratıyordu ondaki şehveti. Fakat bir dakika yemyeşil gözlerine baksanız aslında tek ihtiyacının sevgi olduğunu anlardınız.
TURUNCU
Bay Hyde:     Elli yaşına daha dün basmış olduğunu hiç kimse anlayamazdı. Çünkü Bay Hyde, gözleri ışık saçan, asla yerinde duramayan bir insandı. Yüzündeki her kırışığı sevgiyle karşılardı. Her zaman bardağın dolu tarafını gören insanlardandı. Girdiği ortamdaki herkesi kendine benzeterek, güneşin doğuşunu sağlardı.
-----
2
       Hemen önünde duran belki de asırlık çınar ağacının gövdesine yaslandı küç*k kız. Gözlerini kapattı. Bahar esintisiyle burnuna gelen mis gibi fesleğen kokusunun keyfini çıkarttı. Sonra ayağa kalktı ve bir sürü fesleğen topladı. Ardından buraya geliş amacını hatırladı. Bulduğu tüm güzel çiçekleri topladı. Tam geri dönecekken çınar ağacının hemen yan tarafında mor bir çiçek gördü. Hemen çiçeğin yanına koştu. Çiçek o kadar güzeldi ki… Kadifeden bile yumuşak yapraklara dokundu. Eli sapına ulaşamadı. Böyle bir güzelliği koparmaya kıyamazdı. Gülümsedi ve aceleyle birkaç taş ve kozalak buldu. Bulduklarıyla çiçeğin etrafına bir çember yaptı. Boynundaki matarayı açtı ve içindeki tüm suyu çiçeğe döktü. Gözleri topladığı çiçeklere kaydı. Onları topladığına çok üzüldü birden. Sonra aklına bir fikir geldi. Eve gidince onları suya koyabilirdi. Saçındaki kurdeleyi çözüp çiçeklere bağladı, koşmaya başladı. Küçücük omuzlarında yaşaması gerek onlarca çiçeğin sorumluluğu vardı artık.
-----
3
       Mikrofonu elime aldığımda onun burada olduğunu bilmiyordum. Ona yazdığım şarkıyı söylerken de. Şarkı bittiğinde deniz mavisi gözleriyle karşılaşmıştım. Yanıma koşarak gelmiş ve beni tebrik etmişti. Elindeki kutuda yine bir papyon vardı. Beni her gördüğünde bana farklı renklerde papyonlar getirirdi. Gülümsedi. Beni abisi olarak görüyordu. Bense onu kadınım olarak görüyordum. İşim olduğunu söyleyerek uzaklaştım ondan. Çünkü yanındaki çocuğu görmeye tahammülüm yoktu. Tüm gece onları seyrettim. Bardağı taşıran son damla onu öpmesiydi. Dayanamadım. Çocuğa bir yumruk attım ve onu kolundan tutup barın arka kısmına sürükledim. Onu duvara yasladım ve öptüm. Dudaklarını, yanaklarını, boynunu… Aşkımı itiraf ettim. Deniz gözlerinde en ufak bir duygu belirtisi yoktu. Sonra birden kahkaha attı ve bana sarıldı. Abisinden, benden, onu eve götürmemi istedi. Zil zurna sarhoştu. Ve yarın hiçbir şey hatırlamayacaktı. Gözümden bir damla yaş düştü yere. Cesaretimi toplamışken, her şeyi halletmişken böyle olmamalıydı. Onu eve bıraktıktan sonra odama çıktım ve bana verdiği kırmızı papyonu bağlayıp başka bir bara gittim. O gece ve ondan sonraki her gece, başka yerlerde, başka zamanlarda onun gibisini aradım. Düzinelerce kadınla birlikte oldum. Ama o sol yanımdan bir türlü gitmedi.  Tek taraflı aşk kaderimde vardı. Ve ben her gece kaderimden kaçıyordum.
Ders nerdeyse bitecek o yüzden yeniden alamam özür dilerim
ama canın çekerse yeniden başlayacağım ikinci dersime katıl

ilk ödevin 8
iki ve üç 10

ikinci dersime kesin katıl
yeteneklisin çünkü 

teşekkür ederim :D


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dylanobrien.turkforumpro.com/
#rain
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

İsim : Meltem
Mesaj Sayısı : 4984
Yaş : 22
Nerden : Bartın
Kayıt tarihi : 19/07/12
Kadın

Kişisel Sayfa
Kullanıcı Seviyesi:
500/5000  (500/5000)
Rep Seviyesi:
1255/5000  (1255/5000)
Uyarı Seviyesi: 0
MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    C.tesi Haz. 22, 2013 10:45 am

oha benim iki dersimde 10 mu olacaktı  :O
yeni konu açınca bana öm at please :)


sizi yerüm yerüm 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lullaby* Hikaye Dersi Ödev Teslim
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 4 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
 Similar topics
-
» Edgar Allen Poe - Hikayeler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dersler-
Buraya geçin: